Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davası: Rıza Akpolat'a 23 yıl 3 ay hapis cezası
Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen ‘suç örgütü’ davasında karar duruşması görüldü.
Mahkeme, Beşiktaş Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Rıza Akpolat'ı 'Rüşvet', 'İhaleye fesat karıştırma' ve 'Mal varlığı değerini aklama' suçlarından toplam 23 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırırken, Aziz İhsan Aktaş hakkında 'İhaleye fesat karıştırma' suçundan 2 yıl 8 ay 15 gün hapis cezası verilmesine hükmetti. Aktaş'ın 'Rüşvet' suçundan etkin pişmanlıktan yararlanması nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığına karar verildi.
Tutuklu sanık Rıza Akpolat, “Şu anda tüm dosyalar içerisinde en uzun süre tutuklu bulunan belediye başkanıyım. Göreve geldiğim ilk andan itibaren hem soruşturma hem de kovuşturma aşamasında bir devlet adamı terbiyesiyle hareket etmeye gayret ettim. Masumiyet karinemiz ihlal edildi. Lekelenmeme hakkımız ihlal edildi. Ailelerimiz ve bizler rencide edildik. Kamuoyunda itibarsızlaştırıldık. Peşinen suçlu ilan edildik. Ancak tüm bunlara karşı sadece huzurunuzda konuştuk, iddianameyi bekledik ve bunun dışında hiçbir açıklama yapmadık. Aynı hassasiyeti kovuşturma aşamasında da gösterdik. Bu davanın sağlıklı yürümesi ve siyasi baskıdan arındırılması için üzerimize düşen tüm sorumluluğu yerine getirdik. İlk celseden itibaren hep benzer savunmalar yaptım. Durduğum yerde durmaya gayret gösterdim çünkü ilk andan itibaren suçsuz olduğumu ve herhangi bir suç işlemediğimi biliyordum. Geldiğimiz nokta ve şu an itibarıyla dosyanın tamamında hiçbir somut delil yok. Dosyanın tamamı itirafçı beyanlarından oluşuyor. İlk ifadelerinde aleyhimizde hiçbir cümle kurmamış, daha sonra iradeleri sakatlanarak ifadeleri değiştirilmiş iftiracıların beyanlarıyla hepimiz burada tutuluyoruz. Son savunmamda da ifade ettiğim üzere iki kimliğim var. Biri seçilmiş kamu yöneticisi, diğeri ise sorumlu siyasetçi kimliğim. Bu iki kimliğimle de bana güvenen, oy veren, yanımda olan ve benimle birlikte yol yürüyen hiç kimsenin başını öne eğdirmedim. Geldiğimiz nokta itibarıyla dosyada hiçbir somut delil bulunmadığına bakacak olursak, durduğum yerin ne kadar doğru olduğunu bir kez daha ifade etmek istiyorum. Verdiğim ifadeleri ve savunmaları aynen tekrar ediyorum. Önce çalışma arkadaşlarımın, sonra aile bireylerimin, en son da kendimin beraatimi talep ediyorum” dedi.