BM raporunda İsrail saldırılarında Filistinli çocukların yaşadıklarına ilişkin sarsıcı tanıklıklar yer aldı

Birleşmiş Milletlerin (BM) İşgal Altındaki Filistin Toprakları Hakkında Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonunun yayımladığı rapor, Gazze Şeridi ve işgal altındaki Batı Şeria’da çocukların maruz kaldığı şiddete ilişkin doktorlar, sağlık çalışanları, çocuklar ve ailelerinin tanıklıklarını bir araya getirdi.

26 Haz 2026 - 12:31 YAYINLANMA
BM raporunda İsrail saldırılarında Filistinli çocukların yaşadıklarına ilişkin sarsıcı tanıklıklar yer aldı

Raporda, patlayıcı silahların çocuklar üzerindeki etkisinden sağlık sisteminin çöküşüne, gözaltı koşullarından açlık ve yerinden edilmenin çocuklar üzerindeki sonuçlarına kadar birçok konuda doğrudan şahitliklere yer verildi.

Komisyon, söz konusu ifadeleri çocukların yaşadığı insani tabloya ilişkin bulgularını destekleyen tanıklıklar arasında gösterirken, bunların çocukların fiziksel ve ruhsal sağlığı üzerindeki uzun vadeli etkilerine de dikkati çekti.

Raporda ayrıca İsrailli siyasetçi ve askerlerin kamuoyuna yansıyan açıklamaları da çocuklara yönelik söylemler kapsamında aktarıldı.

Doktor ve sağlık çalışanlarının tanıklıkları raporda geniş yer buldu

Raporda, Gazze’de görev yapan veya bölgeye tıbbi misyon kapsamında giden doktorlar ile sağlık çalışanlarının tanıklıkları geniş yer tuttu.

Sağlık çalışanları, çocukların maruz kaldığı yaralanmaların niteliği, hastanelerde karşılaştıkları tablo, yenidoğan ölümleri, yetersiz beslenmenin etkileri ve çocukların yaşadığı psikolojik travmalara ilişkin gözlemlerini komisyonla paylaştı.

Komisyona konuşan bir doktor, İsrail ordusunun belirlediği "sarı hat"ın çocuklar dahil siviller tarafından tespit edilmesinin neredeyse imkansız olduğunu belirterek, "Filistinlilerin sarı hattın nerede olduğunu bilmesi çok zor. Rastgele yerleştirilmiş sarı bloklardan oluşuyor ve belirgin bir işaret ya da çit bulunmuyor. Özellikle çocukların bu çizgiyi fark etmesi veya yerini bilmesi mümkün değil. Üstelik çizginin yeri sürekli değişiyor ve uluslararası alanda tanınan bir sınır da değil." ifadelerini kullandı.

Gazze’de görev yapan bir başka doktor ise çocukların yaralanma biçimlerine ilişkin, "Yaralanmaların dağılımına ve hedef alınan vücut bölgelerine bakıldığında, İsrail askerlerinin ergen yaştaki çocukları adeta hedef talimi yapar gibi vurduğu kanaatine vardım. Farklı günlerde çocukların farklı uzuvlarının hedef alındığını gösteren açık bir örüntü var." değerlendirmesinde bulundu.

Raporda görüşlerine yer verilen başka bir doktor, hastanede karşılaştığı ağır yaralı bir çocuğun ailesinin tahliye sırasında hayatını kaybettiğini, bunu çocuğa söylemeye kimsenin cesaret edemediğini belirterek, "Şimdi o çocuğa hastanede tanıştığı insanlar bakıyor." dedi.

Bir acil servis ve çocuk hemşiresi, Gazze’ye ilaç girişinin engellenmesinin yenidoğan ölümlerini artırdığını vurgulayarak, “Hamile kadınlar ve bebekler için gerekli ilaçların Gazze’ye ulaştırılmamasını açıklayabilecek başka bir neden göremiyorum.” ifadelerini kullandı.

Uzun meslek hayatına sahip bir çocuk doktoru ise "Meslek yaşamım boyunca İsrail’in neden olduğu bu düzeyde bir yenidoğan acısına hiç tanık olmadım. Gazze’de bebeklerin soğuktan ölmesi normal bir durum değil." şeklinde konuştu.

Gazze’de birden fazla tıbbi görevde bulunan başka bir doktor da yetersiz beslenmenin çocukların tedavisini imkansız hale getirdiğini belirterek, "Ameliyat ettiğimiz çocuklar her ameliyata geri döndüklerinde yaraları kurtçuklarla ve enfeksiyonla kaplanmış oluyordu. Yetersiz beslenme nedeniyle bağışıklık sistemleri kalmamıştı. Çocuklar iyileşemiyordu." dedi.

Aynı doktor, acil servise getirilen çocukların yaşadığı psikolojik travmayı ise "Etraflarında kopmuş uzuvlar, kan ve çığlıklar vardı. Çocuklar sessizce bir köşede oturuyor, olanları izliyor, onlara güven verecek hiçbir yetişkin bulunmuyordu. Çocukların ruh sağlığı tamamen yıkılmış durumda." sözleriyle dile getirdi.

Filistinli çocuklar ve aileleri yaşadıklarını anlattı

Raporda, saldırılardan sağ kurtulan çocuklar, aile bireyleri ve gözaltına alınan Filistinli çocukların tanıklıkları da yer aldı. Tanıklıklarda, saldırılar, zorla yerinden edilme, açlık, gözaltı süreci ve aile bireylerini kaybetmenin çocuklar üzerindeki etkileri aktarıldı.

Üç yaşındaki yeğenini ağır yaralı bulan bir amca, okulun önüne peş peşe isabet eden patlamaların ardından dışarı çıktığını belirterek, "Anne ve babasını daha önceki bir hava saldırısında kaybeden üç yaşındaki yeğenimi kanlar içinde, bacakları kopmuş halde buldum. Ellerini bana doğru uzatarak onu kurtarmamı istiyordu." ifadelerini kullandı.

Silahlı İsrailliler tarafından kaçırılan bir kız çocuğu ise yaşadıklarını, "Yardım istemek için bağırmaya çalıştım ancak yerleşimciler ağzımı kapattı, beni İbranice küfrederek sürüklediler." sözleriyle paylaştı.

Raporda, gözaltına alınan Filistinli çocukların ifadelerine de yer verildi. Gözleri bağlı ve elleri kelepçeli halde cezaevine götürülen 15 yaşındaki bir çocuk, İsrail askerlerinden birinin kendisine, "İsrail’e gidiyorsun, cehenneme gidiyorsun." dediğini aktardı.

Toplu gözaltında tutulan bir başka 15 yaşındaki çocuk ise askerlerin silahlı gruplarla bağlantısı olmadığını tespit etmelerine rağmen kendisini hedef aldıklarını belirterek, "Kimliğimi ve yaşımı gösterdim. Kadınlar ve çocukların yanına gitmek istediğimi söyledim ancak bana, ‘Silahlı gruplara mensupsun ve bunun bedelini ödeyeceksin.’ dediler." şeklinde yaşadıklarını paylaştı.

Evine düzenlenen hava saldırısında ağır yaralanan 13 yaşındaki bir çocuk ise hayatta kalabilmek için yaşadıkları açlığı, "Bir noktada hayatta kalabilmek için kedi maması yedik, eşek yemini öğüterek ekmek yaptık. Tadı berbattı ama yaşamak için başka seçeneğimiz yoktu." sözleriyle anlattı.

Doğu Kudüs’te büyükannesinin öldürülmesine tanık olan bir çocuk da yaşadığı travmayı, "Onu çok özlüyorum. Ailemiz ramazan sofrasında toplandığında onun yeri hep boş kalacak. Okulda sürekli onu ve yerdeki kanı düşünüyorum. Geceleri onu bir daha göremeyeceğim diye ağlıyorum. Kardeşlerim de artık hiçbir şeye tahammül edemiyor." ifadeleriyle dile getirdi.

Aynı raporda yer verilen bir başka çocuk ise annesi ve iki kız kardeşini kaybettiği saldırının ardından, "Annem ölmeden önce bana doktor ya da mühendis olmamı ve insanlara faydalı biri olmamı söylemişti. Ailemin başına gelenlere rağmen toplum için iyi şeyler yapmaya devam edeceğim." dedi.

Raporda İsrailli siyasetçi ve askerlerin açıklamalarına da yer verildi

Komisyon, raporunda İsrailli siyasetçiler ile askerlerin kamuoyuna yansıyan bazı açıklamalarını da aktardı.

Raporda, Likud milletvekili Hanoch Milwidsky’nin, "Siz öleceksiniz, çocuklarınız ölecek, torunlarınız ölecek. Filistin devleti diye bir şey olmayacak." sözlerine yer verildi.

İsrail Meclisi üyesi Yitzhak Kroizer’in ise "Askerlerimizi sonuç ne olursa olsun destekliyoruz. Cenin’de masum çocuk yok." ifadeleri paylaşıldı.

Aşırı sağcı siyasetçi ve eski milletvekili Moşe Feiglin’in, "Gazze’deki her çocuk ve her bebek düşmandır. Gazze’yi ele geçirip sömürgeleştirmeli, tek bir Gazzeli çocuk bile bırakmamalıyız." sözleri de raporda yer aldı.

Komisyon ayrıca bir İsrail askerinin okul binasını havaya uçurmadan önce çektiği videoda, "Çocukluğumdan beri okulumu havaya uçurmayı hayal ediyordum. Bugün bir okulu havaya uçuruyorum.” dediğini aktarırken, başka bir askerin ise Gazze’deki açlığa ilişkin, “Açlık kampanyası mı? Aç kalmayı hak ediyorlar. Gazze, en küçüğünden en büyüğüne kadar yakılmalı." paylaşımını rapora dahil etti.

Kaynak :
Trthaber.com

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: